Hakkımızda

“Mavi hergun burosuna gidiyor, masasinda oturuyor, birseyler olmasini bekliyor. Uzunca bir sure bir sey olmuyor, sonra Beyaz adinda bir adam kapidan giriyor ve iste hersey boyle basliyor…”

Paul Auster / Hayaletler

 

Fenalasan ayva 15 ve yalama sekerpare, serefsiz sikinti ve edepsiz basislari, tandir, bitmeyen ezan, off-the-record, oley tatilimize 1 saat daha eklediler, suursuz sarkilar, 100luk raki, 7-2, agoraya burdan gidilmez, yawass…!

2012 yilinin kurban bayramiydi butun bunlar… Biz kirmizi yerine beyazi tercih etmistik sokaklari boyamaz icin.. O siralarda  adamin hergun stardart olarak birsey kirdigini bilmiyorduk.. O yuzden daha arabadan cikaramadan kirdigi 100luk raki saskinlik yaratmisti… yagmur suyuna da karisinca bembeyaz olmustu butun sokak… Iste adimizdaki Beyaz buradan gelir…

 

Ya da…

 

2014 yazi Karadeniz… Kiz der ki Pokut a cikacagim.. Ne var 7 km ymis… 7 km lik yol 1 saat 45 dk da alinir.. butun yol boyunca ve Pokut a ciktigimizda tek gorebildigimiz bembeyaz bir sis bulutudur… Iste adimizdaki Beyaz buradan gelir…

 

Mavi mi… Maviyi anlatmaya gerek var mi.. Biz o maviden hic ayrilamadik…

Yasamimizdaki tum kararlari o MAVİ den uzaklasmamak adina verdik. Cunku bildik ki en kotu animizda sesi, kokusu, o ufugunda batan gunesi rahatlatacakti bizi. Izmirliydik, deniz kokuyorduk…

O denizin mavisidir o, gokyuzunun… yasamin, umudun, huzurun.. Bir kedinin gozlerinin, Candarlidaki o harika insanlarin, limandaki teknenin yelkeninin Mavisidir..

 

“herkes birseyler soyluyor

Herkes az bucuk sarhos

Ama sadece ikimizin kelimeleri sarmas dolas…”

Cemal Sureyya

 

Pansiyonumuz

Baslangicta sadece bir hayalimiz vardi… Dedik ki biz mutlu olursak etrafimizi da mutlu edebiliriz…
Hepimizin tatiller icin calistigi kurumsal hayattaki kendi tatillerimizden yola ciktik.
Ne istiyorduk?
Huzur lazimdi bize, rahat bir yatak, belki sadece sessizlik. Gumus servis takimlari istemedik ama keyifli bir yemek istedik. Fon muzigimiz bize uygun olsun, Serdar Ortac la raki icmeyelim dedik. Hem istedigimiz hizmeti alalim, hem de kendimizi rahat hissedelim istedik..
Karaburun un yolu kotuydu, Akyaka cok uzakti, Bozcaada da mahsur kalma ihtimalimiz vardi…
En son Sigacik i bulduk. Artik bir duvarini 500 yillik bir kale ile paylasan, icinde 100 senelik bir tarih barindiran 4 odali kucuk bir pansiyonumuz var.
Biz kendi hayalimizle yola ciktik ama bu hayalimizi gerceklestirmek adina ilk adimlarimizi attigimiz bu zamanlarda hayatimiza bir yerlerde dokunmus olan sizlerin de fikirlerine ihtiyacimiz var.
Sehrin patirtisindan uzaklasmak, hicbirsey yapmadan gokyuzune bakmak, kapinin onune minderlerimizi atip cigdem citlemek, bahcede asma altinda ya da kuzine basinda cay, kahve, raki, sarap icmek istediginizde, ki kesin istersiniz, bize ugrayin…!!!

#yeswedidit

Blog

Galeri

Odalarımız

Rezervasyon

İletişim

Ad Soyad (gerekli)

e-mail (gerekli)

Konu

Yorum

Anasayfa